İnsandaki öğrenme fonksiyonlarının temelinde bağlantı kurmak yatar . Bilinçdışı bağlantılar çok daha güçlüdür.

Bağlantı dediğimizde neden – sonuç ilişkisinden bahsederiz. İnançlarımızın temelinde de  neden sonuç bağlantılar  rol oynar.

Yaşamımızda deneyimlerimizin oluşturduğu duygu halimiz bizde bir referans oluşturur ve daha sonra bu referansın temeli üzerine ilave inanç kalıplarımızı oluştururuz.  Hatta kendimiz  sonucu  seçer ve sonuca yönelik nedenlerin zeminini hazırlarız. Kendini gerçekleştire kehanet denilen noktaya geliriz.

İnsanlardan kendimize  iyi gelmeyen aksiyonlarla karşılaştığımızda , tepkiler sinir ağları üzerinden sinyaller halinde beynin duygu  merkezine bilinçdışı tepki olarak ulaşır  ve güçlü bir duyguya sebep olur. Bu referans kalıp bundan böyle olanla ilgili inanç kalıbımızı oluşturmuştur.

Örneğin; “İnsanlara güven yok”  gibi bir kalıbı bu yol ile edinmişizdir. Bu kalıp şu an bir sonuçtur ve nedenleri başka sonuçlardan oluşur.  Bir kez insanlara güven yok kalıbına sahipseniz bundan böyle insanlara şüphe ile yaklaşacağınız yüksek muhtemeldir. Şüphe ile attığınız her adımda istediğiniz kadar bilinçli bir kararlılık sergilemeye çalışınız kendinizin emin olmadığınız bir konuda mutlaka ses tonunuz, beden diliniz veya kullandığınız kelimeler ile karşı tarafa şüphe halini hissettirirsiniz. Derken karşınızdakinin size yaklaşımı  “şüphe” ye karşı onun referanslarının yeraldığı yaklaşım şekli olacağından size yansıyan onun nekadar güvenilmez olduğuna dair hissiyatınızdır. Ve siz ; “ bak söylemiştim işte ….insanlar hiç güvenilir değiller” diyerek bir de nekadar haklı olduğunuz sonucunu oluşturursunuz. Aslında sizin nedenlerinizle siz farketmeden kehanet kendini gerçekleştirmiştir.

Bir hocamızın güzel bir örneği vardır:

Bir hanımlar toplantısında hanımın biir eşinin onu aldattığına dair deneyimini paylaşır.  Başka bir hanım şüpheye düşer ve eve gittiğinde duyduklarından feyz alarak ( duydukları kendi referanslarında yer almış bazı kalıpları içermekte olmalı)  eşinin davranış ve halini takip etmeye başlar. Eşi birkaç gece eve geç gelmiştir ( üzerinde çalıştığı bir proje gereği uzun toplantılara katılma gereği olmuş) ve kadın hemen soru yağmuruna başlamış  “ nerden çıktı şimdi bu geç gelemeler? Ne bu yoğunluğun sebebi böyle? Niye hiç bugüne kadar yoktu “  der ve eş’de de aynı olumsuz  yaklaşımın zeminini hazırlar.

“Canım,  işte güçteyiz… asıl bu sorular nerden çıkıyor şimdi….”  Gibi ve derken artan bir dozla evde huzur kalmaz eş gerçekten artık eve herkes yattıktan sonra gelmekte bulurçözümü.. Ofiste gün içindeki işleri artık mesayi saati sonrasına bırakır ve herkes gittikten sonra çalışmak keyif hal almaya başlar. Derken ofiste geç saatlere kadar çalışan bir hanım mesai arkadaşına sorunlarından bahsetmeye başlar ve zaman içinde ikisinin arasında duygusallık oluşur. Erkeği dinleyen ona duymak istediklerini söyleyen ona haklı olduğunu hissettiren ve egosunu besleyen bir kişilikte erkek kendini huzurda bulmaya başlar, artık birliktelikleri söz konusudur ve erkek boşanmaya kadar gider ve eşiyle  evliliği biter.

Evliliği biten kadın “ Allah karşıma o toplantıda o kadını çıkarttı da gözüm açıldı. Nasıl uyandım bana ihanet ettiğini yoksa hiç öğrenemeyecektim. Bunları hak etmedim.   Ben saçımı süpürge ederken o….

….”  Ve bu yeni birçok inanç kalıbının oluşumunu meydana getiren yeni nedenlerin sıralanışı alır başını gider.

Kendi seçimleri ile referansları ve kalıpları ile kadın sonucu gerçekleştirmiştir.

 

Bu tabiikibirçoklardan bir örnek fakat inanç kalıplarımız bukadar güçlü etkendir varlığımızda.

İnanç kalıplarımızı değiştirmek mümkün mü? EVET…. KOCAMAN BİR     E    V     E    T

Nasıl?

Bu da aslında yolculuk içinde bir yolculuk. Yine İnsan olmak, farkındalık…. Gibi ana parametrelerden geçiyor. Önce inanç kalıplarımızın farkında olmalıyız. Sonra kalıplarımzın yerine koymak istediğimiz yeni kalıpları belirleyip bilahare bunlara yönelik çok çeşitli bilinçaltı çalışmalarını yapabiliriz.

Fakat en azından yukarıdaki örnekten bilinçli bir halde alacağımız;  ne olur bizzati şahitlik etmediğimiz her olguya farklı açılardan da bakabilmeyi deneyelim hemen kendi hikayemizi oluşturmayalım. Bırakalım gerçekten akış göstersin bize ne gösterecekse.

Yine hikayede; gerçekten koca başlangıçta aldatmış olsaydı sonuçta ne değişeceketi?   Hiçbirşey… yine aldatan koca ve aldatılan eş olacaktı. Ancak bu şekilde olmayanı hikayeleştirerek, sahte duygu yaratarak, stratejik eylem planı hazırlayıp gereksiz hadiselere zemin hazırlayarak olmayanla  gerçeklik inşa edilmiş oldu. Bu hemen hemen her konuda böyledir. Bırakalım yaşam bize gerçekle kucak açsın. Onun sürprizlerinden keyif almaya bakalım.

Temennim herkes için sahteden uzak, gerçekte An’da bir yaşam olsun.

 

Sevgi ve Huzur olsun

Yazar

Yorum Yaz