İlişkilerin tükenmişliğinde ana parametre

“ Bir adam vardı kentin girişinde oturuyor ve kentin kapısından giren herkesi izliyordu. Zengini, fakiri kente giren hertürlü insanı görüyor, hertürlü baharatın kokusunu alıyor, hertürlü giysinin rengini farkediyordu.

Günlerce aynı yerde oturup gözlemliyordu.

Sonunda birgün, bu akışın tekdüzeleştiğini ve önceden kestirilebilir hale gekdiğini fark etti. Örneğin; aldığı belli bir baharat kokusuyla kimin geldiğini, hangi binek hayvanla geldiğini ne tür bir yük taşıdığını size söyleyebilirdi.

Herşey bukadar tahmin edilebilir hale geldiğinde adam o kenti kapısında neden oturduğunu anladı. Böylece kalkıp ordan ayrıldı. Çok güzel bir çayıra yürüdü ve deneyimlemediğine yol aldı.”

Bu alıntı hikaye ilişkilerdeki tekdüzeliğin bir ilişkide heyecan ve lezzetin nasıl tükenebileceğini çağrıştırdı. Herşeyde olduğu ilişkilerde de olduğu gibi tekdüzeliğin algılanması bıkkınlık hissiyatıyla ortaya çıktığında ilişkinin kahramanları soluğu çayırlarda almakta ve bilinmeyenin arayışında olmakta.

Her ilişkinin kendi yapısı içinde tekdüzelikten kaçınma yol ve yöntemleri vardır. Günlük akışta küçük değişiklikler, zaman zaman çocuk halleri ile bir oyun heyecanı yaratma, tartışmanın tam ortasında oyunu farkedip farklı açılardan bakıp görülene kahkaha katma…gibi sayısını ve örneklerini fazlasıyla artırabileceğimiz farklı değişkenliklerin yanısıra genelinde değinmek istediğim, ancak erdem ve olgunluk gerektiren hatta her iki tarafın da özgüveniyle birebir alakalı olduğunu düşündüğüm ise; eşlerin birbirlerine alan bırakmaları, arada giz’i korumaları ve belki de zaman zaman “şimdi biraz kendimle olma zamanı, konunun seninle alakası yok, bu aralar iç dünyamda yaşamak istiyorum” deme cesaretini gösterip Sevgili’yi özleme ve özlenmeye izin vermeleri ile ilişkiye molaların dahil edilmesidir.

Uzunsoluklu yolculuklarda molaların kaza ve yokolma risklerini azalttığı gibi.

 

Yazar

Yorum Yaz