KARŞI CİNSLE İLİŞKİLER ÜZERİNE

Çok kez duyduğumuz şeyler ;

Nekadar çok evlenen var, ve nekadar çok da boşanan…

Şimdiki gençlik, hiç çekmiyor,  hemen  bırakıveriyor. Eskiden öylemiydi..

Kadın, Erkek eşitliği üzerine söylemler, hayat müşterektir, gibi niceleri…

Sıralanabilir ilişki ve evlilik üzerine.

Olan evliliklerin , çoğu şartlanmalarla ritüel olarak belki de devamda. Gerçekten Mutlu olan da çok var eminim ki; ancak çoğunluğu???

Yorum sizde…

Üzerinde  zaman  harcadım, içime döndüm, kendi duygularımı deneyimlerimi masaya yatırdım. Baştan beri,   çocukluğum, genç kızlığım, evliliğim, kalbim, ayrılığım…. Ve çevreme  tanık oldum, olgunlaşma yolunda bir bilinçle tanık olmaya başladım. Oğlumu, kızımı düşündüm…

Genelin içinde yer almamaları için duacıyım, çünkü bugünün farkındalığıyla ışık olmaya, rehber olmaya çalışan kimliğin rehberlik yapmaya özen gösterdiği kesimin bilincinden gelen bir anne ve babanın çocukları onlar.

Bütün bu aşamalar paralelinde ilişkilerin, birlikteliklerin başlangıçların ve bitişlerin bukadar basit ve özensiz olmasının, Nasıl Oldu …’sunda  vardığım sonuç;

Roller karıştı… enerji boyutunda denge bozuldu, aşırılıklar yer aldı. Eril ve dişil enerji fıtratının, doğasının dışına çıktı.

Yaradan fıtratına uygun programlamış.  Erkek olarak yarattığına göre eril enerjisini baskın kılıp Kadın olarak yarattığına dişil enerjiy baskın kılmış. Her ikisine de fiziken uygun bir beden bahşetmiş. Erkeğin ve kadının kas yapısını  dahi fıtratına uygun yaratmış. Sorumluluklarını ona göre yüklemiş.Kadını mana da baskın kılmış. Ona Rahim vermiş ve dünyaya yeni gelecek bir ruhun hazırlık sürecinin sorumluluğunu vermiş . Kadın rahimdir, estetiktir, sevgidir, merhamettir (bu merhamet, sevgi, şefkat  erkekte yok anlamına gelmez ancak baskın hal kadındadır, ), yumuşaklıktır kadın …

Erkek; güçtür,  mantıktır, maddededir, karardır, güvendir, hırstır, (bunlar da kadında yok demek değildir, ancak fıtratta yoğunluk erkektedir)

Namaza duruken dahi erkekler ellerini göbek altına (güce yönelik enerji merkezi olan 2. Yani sakral çakra) bağlar, kadınlar ise göğüs üzerine ( sevgiye merhamete, şefkate yönelik olan 4. Çakra yani kalp çakranın ) bağlar.

Kadının sorumluluk alanı yaradılışında evinin içi, çocukalrın bakımı, ve güzelliklere dairdir. Erkeğin sorumluluk alanı  yaradılışında dışarıdaki dünyaya , geçimi temin etmeye ve dışarıya karşı ailesini korumaya , kaba ve güç gerektiren konulara dairdir.

Şimdi; yaradılışında kodlamalarıyla, fiziki özellikleriyle, enerjisiyle böylesine varedilmiş  iki farklı yaratılmış kadın ve erkeğin bugünkü hal’lerine bir göz atalım.  Ailenin geçim sorumluluğunu üstlenmiş  gelecek kaygısını taşıyan eli tornavida çekiç tutan kadın ile önüne önlük takmış, mutfakta yemek pişiren, akşama ne yiyeceğiz kaygısını taşıyan, çocuğun altını değiştirip mamasını yidiren bir erkek. Yatırım kararı alan ve uygulayan bir kadın ile arabamı nezaman değiştireceğiz  diye karısına soran bir erkek.

Babayı işyerinden arayan babaya çocukları şikayet eden  hatta daha uçlara gidip hangi öksürük şurubunu vermem gerekiyor diyen kadın ve  işyerinden evi arayıp giderken camı kapatmayı unutma  diyen bir erkek…

Bu örnekler çok sayıda artırılabilir. Bütün bunlar kulağa nasıl geliyor bilmem fakat kendi hayatımda çoğunu deneyimlemişken  yakınlarımda da birçoğunu fark ettim; ki birçoğunuzun ilişki veya evliliğinde de yapı budur herhalde.

Peki, napalım yani eşimize destek olmayalımmı? Kadınlarımızı çalıştırmayalımmı,  Hayat müşterek diyoruz ya! Dediğinizi duyar gibiyim. Tabiiki, rolleri karıştırmadan enerjimizi değiştirmeden bunu yapabilme hali muhteşem olanı.

Kız çocuklarımız, kadınlarımız meslek sahibi olmalı, toplumda saygın yeri ve sözü olan onur duyulan kimlikleri olması güzel,  gerektiğinde  hertürlü ihtiyacını giderebilen; geçimini de temin eden, tornavidayla gevşemiş bir vidayı da sıkabilen veya tıkanmış bir musluğu da açabilen …… olmalı.

Erkek çocuklarımız, Erkeklerimiz  gerektiğinde karınlarını doyuracak yemek hazırlığını yapabilen, bir giysilerini  ütüleyip giyebiliyor olmalı, ya da vazoya bir buket çiçeği yerleştirmek suretiyle evine estetik katabilmesi ve bundan keyif alabilmesi güzel birşey . Fakat önemli olan sorumluluk kısmında bütün bunlar nerde yer alıyor ve birlikteliklerde yükümlülük ve hak tanımları gizli gizli nelere sebep oluyor. Gerçek nedir? Sahte Ne?

Dikkat edilmesi gereken  karşımızdakinin alanına girmemek, onun sorumluluklarını üstlenmemek ve birbirimizin cinsiyetlerine özenle yaklaşıp saygı göstermek kısmı. Çok sevdiğim, her fırsatta tekrarlamaktan da keyif aldığım, doğruluğundan da emin olduğum bir söz;  Bir erkeğe erkekliğini hissettiren kadınıdır. Bir kadına da kadınlığını hissettiren erkeğidir.

Erkekler;

Siz evli veya bir hayat arkadaşı olan  bir erkek olabilirsiniz; kadınıza , tatile bu parasızlıkta nasıl gideceğiz ?, Arabamı nezaman değiştireceğiz? , Senin için şu an bu iş değişikliği uygun olmaz sonra kirayı ödemekte zorlanırız!,   Bu makine çalışmıyor bi baksana… diyor veya mutfağa girip soğan öyle kavrulmaz böyle kavrulur,  bu sehpanın yeri burası olmalı , bu halı böyle durmalı diyor ve hatta daha uç fakat gerçek, (belki de ona nekadar beceriksiz olduğunu hissetirmeyi hedefliyor bile olsanız)  bacak bacak üstüne atıp da ver eteğinin baskısını ben yapayım deyip iğne ipliği elinize alıp bir de kadınınızın etek baskısını yapmaya kalkıyorsanız … ve  de en komiği  ve acısı da sonunda kadın istiyorum sen birtürlü kadın olamıyorsun diye kadınınızı yargılıyorsanız… Eyvah! Eyvah!  üzülürüm size! Geçmiş olsun.  Şimdi dışarıda çıkar kadın ararsınız. Merak etmeyin, değişmeyi seçmiyorsanız şimdiden bir sonraki kadınınızı da aramaya başlayabilirsiniz. Çünkü sonuç sizin için değişmeyecek.  Siz hayatınız boyunca kadına hasret kalacaksınız.

Kadınlar;

Siz evli veya hayat arkadaşı olan  bir kadın olabilirsiniz; kiramı ödemeliyim, hayat boyu kiradamı oturacağım bir ev sahibi olmak istiyorum, araba alayımki çoluk çocuğa hayatı kolaylaştırayım, çocuklara  iyi bir eğitim almaları için kaliteli okullarda okutmalıyım ve bütün bunları karşılayacak bir işim olmalı, daha iyi bir gelire ihtiyacım var işimi değiştirmeliyim bunun için gerekirse gece gündüz çalışmayı göze alıyorum, şu çamaşır makinesinin borusu tıkanmış deyip erkeğinize “ şu takım çantasını versene içinden tornavida alacağım” , gibi  veya benzer yaklaşımdaysanız ve de sonunda  da adam adam değilki; bir erkek istiyorum hayatımda , sorumluluğumu alacak, güvenebileceğim, artık çok yoruldum şikayetleriyle erkeğinizi yargılamaya başladıysanız… Eyvah ! Eyvah! Üzülürüm size! Geçmiş olsun. Mutsuz bir birlikteliğe devam ya da arayışa girdiyseniz değişimi seçmediyseniz bir sonraki erkeğinizi de aramaya başlayabilirsiniz.

Dengeli ve sağlıklı bir ilişkide;

Kadın, kadınlığını yaşayacak erkeğine erkekliğini hissettirecek

Kadın meslek sahibi olacak, üretecek,başı skıştığında belki eline bir tornavida da alabilecek … fakat kazandığı  maddi değer  onun tasarrufunda kalacak.Kazancını nasıl değerlendireceğine kendisi karar verecek (fikir alması,  danışması çok doğal) kendi kazancını kullanımı evin geçimine çocuğunun ihtiyaçlarına dair sorumluluğa dönük olmayacak. Kullanımı kendi istek ve kararında olacak. Ancak; eşinin  sıkıntısı olması halinde “ birikmişim var, veya biliyorsun gelirim var izin ver sana şukadar veya şu zamana kadar veya bu şekilde ( tanımını kendi yaparak ve mutlaka bir  tanım yaparak)  yardımcı olayım, destek olayım gibi yaklaşımlarla eşine tamamen destek olduğunu yardımcı olmayı istediğini hissettirecek (onun alanını işgal etmeden, sorumluluğu almadan) , böylelikle ona eş olduğunu, güvenebileceği dost olduğunu, yoldaş olduğunu hissettirecek. Birlikteliklerinde sevginin, estetiğin, şefkatin,  keyif ve kahkahanın kaynağı olduğunu hissetirmesi ne güzel olur.

 

Erkek,  erkekliğini yaşayacak kadınına kadınlığını hissettirecek

Erkek kendi tasarrufunda yemek yapmasını bilecek, giysilerini ütüleyebilecek, yıkayabilecek hatta belki de mutfakta görev almaktan zevk alacak fakat bunları görev edinmeyecek. Kadınınınizin  verdiği kadarıyla ve faaliyetle mutfakta kadınının yanında olacak.  Eşinin yetemediği zorlandığı durumlarda,  “ biliyorsun yapabilirim izin verirsen sana bu konuda yardımcı olayım  derken hangi konuda olduğunun ve / veya nezamana olduğunun tanımını yaparak (kadının alanını işgal etmeden, sorumluluğu almadan ) yardımcı olmayı istediğini hissetirecek.   Birlikte paylaştıkları evin iç düzeninde farklı olmasını istediği bir şeyin olması halinde; evin içinin kadının sorumluluk alanı olduğunu hatırlayarak  değişimi konusunda kendi dileğini ifade ederek  izin istemesi doğru olacaktır.  Eş olduğunu, yoldaş olduğunu hayatına arkadaş olduğunu, güven olduğunu güç olduğunu  hissettirmeli . Kahkaha, sevgi ve şefkati karşılayan ve  bütünlenen olduğunu hissettirebilmeli.

 

Kendi alanımızda  fıtratımıza  uygun sorumluluğu aldığımızda,  karşı cinsin alanına girmeden ve kendi alanımıza  girilmesine izin vermeden sağlıklı ve dengede ilişkiler olabilmekte birliktelik ve evliliklerde.

Bazen oyun  arkadaşı, bazen iş arkadaşı ya da meslektaş,  bazen eş, bazen sevgili  veya dost…. birlikteliklerin içinde çeşitli sıfatlar  yer alıyor zaman, zaman . Ancak asla birbirine ebeveyn olmadan AŞK hal’iyle olsun hepsi.

Çocuklarımızı da bu farkındalıkla yetiştirelim. Daha küçükten onlara karşı cins tanımlamaları (sen erkek/kız olacakmışsın yanlış olmuşsun gibi)yapmayalım,  karşı cins sorumlulukları  yüklemeyelim. Bırakalım kız çocukları markete veya bakkala gitmeyi öğrensin ancak evde erkek kardeş varken ve uygunken bakkala /markete göndermeyelim.  Erkek çocukları bırakalım masa kurmayı deneyimlesin, öğrensin ancak evde kız kardeş var ve oturuyorken masayı oğlumuza kurdurmayalım.

Örneklemeler ile açıklamaya çalıştım, kah öğretilerimden gelen kah deneyim ve tanıklığımdan gelenlerle.  Her insan bir dünya ve her ilişkinin kendi dinamikleri var. Ancak bunlardan azçok haberdar isek sanırım farklı pencereler açılacaktır birlikteliklere.

Huzur ve Sevgi ol’un  her daim.

 

 

Yazar

Yorum Yaz