Hep merak etmişimdir niçin yemin edilir diye. “O” her şeyi bilen ve duyan bizlerin bilmediğini dahi bilen kaynak bildikten sonra birilerini bir şeylere inandırmak adına yenin etmek de neyin nesi…

Kendinin dahi eminlikte olmadığının göstergesi olabilirmi? Veya Vallahi ……….

Eminsem ve kendim doğruluğundan kimseyi inandırmak gibi mecburiyeti olmadığından başkalarını da inandırmak gibi zorunluluğum olmayacağından ne gereği var yemine.  Ancak başkalarının onayına ihtiyaç halinde ve/veya kendi bilinçaltı inanç kalıbıma aykırılığı sözkonusu ise hususun  yemin baş gösterir…

Öyle ya da böyle anlamsız ve tezat buluyorum yemin etmeyi. “ Bak benim en değerlim ve o en korktuğumuz Allah ın  (Vallahi)  hakkı için Allah tanıktır ki…. Eeee, “O” ki, tanıksa ve biliyorsa sözüme inanmak ya da inanmamak senin sorunun dur. Yalan söylemek ise söyleyenin sorunu, yalan söylemenin sorumluluğu söyleyende, “O” biliyorsa yalan söylemekle kim kandırılır? Tabiî ki söyleyen kendini kandırır ve de kendine en büyük haksızlığı eder ve bedeli nasıl nezaman ödenecekse illa ki; kendi öder….

Kalem Sures 10. Ayet; Çokça yemin eden bayağı/alçak olana uyma

Bilinsinki.; çokça yemin edenin gerçeğinde sıkıntı vardır

Her yemin etmeye  yöneldiğinizde sorulacak soru

Gerçekten ihtiyaç varmı?

Söylediğim kabulumdemi?

Öyleyse, söylediğimden sorumluyum.

Söylediğimden ve nasıl söylediğimden ve bunlara temel niyetimden sorumluyum. Karşımdaki aldığının sorumluluğunu taşır.

Kendi(mize olan) Eminliğimiz uzak tutsun yeminden bizleri.

Alan isem yemin ettirmem, neyse odur… Ya güvenirim doğruluğuna ya aldığımda niyetimin ve düşüncelerimin sorumluluğunu göğüslerim. Karşımdakinin yeminine kanal olmamayı seçerim.

Doğru ve dürüstlük yolumuz olsun.

Sevgi ve Huzur olun.

 

Yazar

Yorum Yaz