Meditasyon

Meditasyon, Latince meditation kelimesinden türetilmiş bir kelimedir ve bu bir şeyi gözden geçirme, üzerinde düşünme gibi anlamlara gelir. Yani esasında meditasyon dediğimiz şey derin düşünmedir (ki esasında bu “zihnen düşünmemedir”) ve tasavvufi terimlerde bu tefekkür olarak geçer. Yani hiçbir şey düşünmeksizin gerçekleşen derin düşünmedir.

Öncelikle meditasyonda zihin boşaltılır ve zihni boşaltmayı öğrenmek gerekir. Siz zihni boşalttığında derin bir huzura ve farkındalığa ulaşırsınız. İşte tam bu anda, tam bu derin öze temas ettiğiniz anda, ruhunuzdan bilincinize bir akış, bir aydınlanma, bir farkındalık akar ve hayata dair bir farkındalık-uyanış ve berrak bir görüş kazanırsınız. Buradaki tefekkür yani derin düşünme “felsefi bir sorgulama” değildir. Burada zihin arındırılır.

Çalışmalarımızda yer alan bazı meditasyon uygulamalarımız

ÇOCUKLUĞUMUZU YENİDEN YEŞERTMEK..!

Unuttuğumuz masumluğumuz…Nedensiz, mutlu ve coşku dolup kaynadığımız merak yıllarımız. ..Mumsuz ama apaydınlık dünyamız…Pulsuz parasız, çulsuz çaputsuz ama sımsıcak yüreğimiz, çocukluğumuz…

Büyüdükçe ve bildikçe uçup giden masumluğumuzdu çocukluğumuz…

DENİZ KENARINDA KUMLARLA DEĞİL SANKİ ELMASLARLA OYNADIĞIMIZI SANDIĞIMIZ melek yıllarımız, yerini bıraktı aradıklarımıza(!), ama olmadı yine değil mi?

Varoluş, şifrelerimize(DNA) yalnızca %5­-10’luk bir, yaşamı idare etme becerisi vermiş, ötesini bizim akıl ve tercihimize bırakmış, işleyip dokumamıza fırsat tanımış: ama % 90’lık o bizim insyatifimize bırakılan bizim alanımız, nasıl işliyor ve nasıl hayatımızı evirip çeviriyor, tüm dünyanın haline bakınca ve de insanların mutluluk alanlarının kısırlığını görünce,tarafımızdan hiç de huzur, aşk, masumiyet, dostluk, paylaşım, yürek, şiir, kutsallık dokusu ile dokunmadığını ne yazık ki izliyoruz.

işte;
Çocukluğumuzu yeniden yeşertmek elimizde!!!

Varoluşun bize armağan ettiği masumiyetimize geri dönmek olası. Anne ve babalarımız,öğretmenlerimiz, iş ve sosyal hayatta bizim edinimlerimizden oluşan alışkanlıklarımızın işlendiği %90 o sıkıntılı, mutsuz, öfkeli, doyumsuz alanlarımızı, gergef gibi, inci gibi işlemek mümkün… Bekliyoruz…

OSHO MEDİTASYON TEKNİKLERİYLE ÇÖZÜMLER

Çocukluk saflığımızın yerini alan ve de tüm dünyadaki yarışçı yetiştirme metotlarının ortak yönleri saymakla bitmez gibi…
Ego merkezli eğitim tek hedef ve de her bir yerde:
– en iyisi
– en güzeli
– en fazlası “YALNIZCA BENİM OLMALI !!!” değil midir?

Okulda, evde, işyerinde, sosyal hayatta bir yarışma programıyla sarıp sarmalanan çocuk bu şekilde büyüyerek toplumum temel taşlarından birini oluşturur.
Hep kazanmak ve en yükseklere çıkmaktır mayası ama,nereye kadar..!

Egosu, hep yer ve hep tüketir. Etrafındakileri sindirerek, yürektekileri eskiterek, doymak bilmeyerek yer yer ve yer…
Etten ve kemikten başka bir nesne değildir bedeni..! artık bir yaşa ve bir yere gelir tıkanır: öfke,stres çepe çevre sarar, her yer dar gelir ona. Dostu yoktur ve hep tetiktedir eli yüreği… Ne masumiyeti ne de mutluluğu kalmamış uçup gitmiştir.

Öylede, kaybettiklerimiz hepten karanlıklarda da, yok mu bunun hiç bir çaresi..!
Önce problemi bulmalı değil mi..!

Depresyon kalıpları
Panik atak
Uykusuz geceler
Mutsuz ilişkiler
Hem inançlı hem mutsuz kişilikler
Alkol ve sigara bağımlılığı
Öfke
Korku
Doyumsuzluk
Obesite
Uyumsuz kişilikler
Psikopatik davranış
Takıntılar
Konsantrasyon bozuklukları
Mutsuz evlilikler
Cinsel tabu ve fobiler
Karanlık çapalar
daha daha daha…bir sürü travma…
Tüm bunlar çözümü ve huzur için sizleri bekliyoruz.
SEVGİYLE ve AŞKLA…

STRESLİ YAŞAMA ESMA – İ HÜSNALARLA ADAPTASYONLAR

Tüm dünyada bir stres fırtınası dolu dizgin herkesi ve her yeri dört bir yandan kuşatmış durumda. Varlıklısı yoksulu, dinlisi dinsizi,yerlisi şehirlisi aynı girdabın içerisinde..!
En acısı da hem inanır olup hem de mutsuz olmak..!

Bir yaradanın kol ve kanatlarının altında olduğunu söyleyen bir dil, nasıl olur da karanlık dehlizlerde düşe kalka yürümeye çalışır..!

“Ben önce suretinizi yarattım ve sonra size ruhumdan üfledim.(ayet­i kerime)”diyerek sizi kutsallıkla işlediğini ifade eden bir güce inanıp, sonra bunu açığa çıkaramayıp “cam parçası”ndan daha ucuz bir yaşam sürmek..!”

Eğer “bu evrenin bir sahibi ve bir sanatkarı var “diyorsanız” bir elmas parçası” olduğunuzu keşfetmek asli bir yaşam tarzınız olmalı değil midir..?

Kahkaha ve coşku, huzur ve aşk, neş’e ve mutluluk, sevgi ve masumiyet yetiştirmeli değil mi bahçeleriniz..! Sokakta yürürken aura ve enerjiniz çarpmalı değil mi evrendeki her bir şeyi..!

Çünkü sırtınızı dayadığınız,”yar ve yardımcım..!” dediğiniz gücün nasıl bir sevgi kaynağı olduğunu bilmeniz lazım..!

Attığınız her adımdan,içinizden veya açıkça söylediğinizden, sabahtan ve akşamın karanlığından, körden ve sağırdan, bir karıncanın kırılan bacağından haberdar olan bir “GÜCE” inanan sen, nasıl bir “sevgili” sahibi olduğunu unutmuş gibisin..! Yoksa;
Öfke
Stres
Ago
Doyumsuzluk
Aymazlık
Geçimsizlik
Ruhsal saplantılar,uğramazdı kapına senin…
işte tüm bu uykudaki hal ve durumlarına yine “o sevgililer sevgilisinin 99 ESMA’sıyla” can ve ilaç olmaya ve muhabbetimize bekliyoruz.

Bilimsel meditatif tekniklerin, transformal nefes yöntemlerinin, tıbbi bilgi ve birikimlerin “esmalara yar olmaya” çalışıldığı ruhani bir yolculuğa davetlimizsiniz.

SEVGİ VE AŞKLA..